1. Ana Sayfa
  2. Haberler
  3. İnternette 4 Büyük Tehlike

İnternette 4 Büyük Tehlike

2008 kullanıcıları için zor geçti. 2009 ise daha kolay olmayacak. İşte sizi bekleyen tehlikeler. Geçtiğimiz yıl yaşanan örnekler sayesinde internetten gelen saldırıların gerçek yaşamı ne denli etkilediğine şahit olduk. Uzmanlar 2009’a dair çok daha karamsar beklentilere sahip.

Rus hackerların 2008’de Estonya’ya karşı başlattığı siber saldırılar ülkenin felç geçirmesine sebep olmuştu. Hatta bu yüzden ülkenin Savunma Bakanı NATO’yu kendisini savunması için göreve çağırmıştı. Soyulan bankalar, ele geçirilen şifrelerle kaybolan mahrem bilgiler, endüstriyel casusluğun internet yansımaları gibi örnekler sayesinde e-güvenlik kavramının devletler, kurumlar ve bireyler için ne denli önem taşıdığı bir kere daha ortaya çıktı.

Güvenlik uzmanları gidişata bakarak 2009’un daha organize operasyonlar ve daha ağır hasarlı saldırılara sahne olacağını iddia ediyor. Bu saldırı riskleri 4 ana başlıkta toplanıyor.

E-bombalar

Geçtiğimiz sene internetteki iletişimin neredeyse tamamını taşıyan TCP adlı protokolde keşfedilen bir açık yüzünden neredeyse bütün iletişimin kesilme riskiyle karşı karşıya kalınmıştı. Errata adlı e-güvenlik şirketinin teknik yöneticisi David Maynor 2009’un internet tarihindeki ilk geniş çaplı organize saldırının yaşanacağı yıl olacağını savunuyor. Maynor’a göre Cisco firmasının yönlendirici cihazlarına yönelik yürütülen açık arama çalışmaları sonuç verirse bilgisayar korsanları birçok sitenin ve veri merkezinin erişilmez hale geleceği bir saldırıyı başlatacak.

Daha çok spam adı verilen izinsiz pazarlama amaçlı e-postaları yollamak için kullanılan bot ağlarının da bu yıl bu tip saldırılar için kullanılacağı düşünülüyor. Bot ağları, güvenlik yazılımı bulunmayan bilgisayarlara yerleştirilen truva atı yazılımlarıyla sahibinden habersiz uzaktan kontrol edilen bilgisayarları temsil ediyor.

Radikal Hackerlar

Siber saldırılar ve suçların büyük bir kısmı Batı Avrupa dışından yürütülüyor olsa da bu durumun çok yakında değişmesi bekleniyor. iDefense adlı güvenlik şirketinin tahminine göre 2009 yılı Ortadoğulu siber suç gruplarının da e-soygun ve dolandırıcılık alanına el atacağı yıl olacak. Bazı İslami otoritelerin verdiği fetvalarda İslam’ı korumak için yürütülecek siber saldırıları mubah saymasının bu süreci tetikleyeceğine kesin gözüyle bakılıyor.

Arkalarına dini desteği de alan İslami gruplarının kimi zaman bu yetkiyi kişisel amaçlarla kötüye kullanma pahasına da olsa bu serbestliği mutlaka harekete geçireceği düşünülüyor. Öte yandan Rusya ve Estonya arasında yaşanan politik tabanlı siber saldırıların benzerinin çok yakında İslami kanattan İsrail ve ABD başta olmak üzere belirli noktalara yönelmesi bekleniyor.

İsrail’in halen sürdürdüğü Gazze saldırılarının başlamasıyla içine sızılarak ana sayfaları İsrail karşıtı sloganlar içeren resim ve yazılarla bezenen 300’denfazla site de aslında bu beklentinin ilk adımını oluşturdu.

Reklam Soygunu

ScanSafe firmasının raporuna göre internet üstünde dolaşan zararlı yazılımlar her ay yüzde 6 oranında artıyor. Bu tip zararlı yazılımlarla karşılaşma riskiyse her yıl yüzde 16 artıyor. Web sayfalarının üstünden dağılan bu yazılımların ilk hedefi ziyaretçileri reklamlara tıklamış gibi gösterip haksız kazanç elde etmek. Pazarın büyük bölümünü elinde bulunduran Google’ın Adwords sistemi bu konudaki ilk hedef durumunda.

Buradaki en büyük avantaj yeni sayfada açılan reklam pencerelerinin yeni nesil web tarayıcı yazılımları sayesinde büyük ölçüde engellenmiş olması.

Can Kayıpları

Geçtiğimiz ay Britanya’nın en büyük hastanelerinden üçü sistemine sızan bir zararlı yazılım yüzünden bilgisayar ağını kapatmak zorunda kaldı. Mytob adlı solucan yazılımının bütün bilgisayarlara ve Windows tabanlı sağlık cihazlarına bulaşmaya başlaması sonucu personel bir süreliğine kağıt kaleme dönmek zorunda kaldı.

ABD’de bir hastane internet üstünden gelen saldırılar yüzünden kritik servislerinin büyük bölümünü uzun süre kapalı tutmak zorunda kaldı. Uzmanlar bu yıl içinde benzer bir organize saldırının aksayan hizmetler ve bilgi akışı yüzünden can kayıplarına yol açabileceğinden endişe ediyor.

Kaynak: http://www.gazetevatan.com/

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Burak Ceylan 1981 yılında Sivas'da doğdu. 1998 yılında öğrenimine başladığı İstanbul Üniversitesi Sualtı Teknolojisi Bölümü, bilgisayar ile olan tanışıklılığında bir dönüm noktası oldu. MCSE:2003 sertifikasına sahip olan Burak Ceylan şu an özel bir kuruluşta Teknoloji Uzmanı olarak çalışmaktadır.

Yorum Yap