İlginizi Çekebilir
  1. Ana Sayfa
  2. Haberler
  3. 25 Sene Sonraki PC’ler Nasıl Olacak?

25 Sene Sonraki PC’ler Nasıl Olacak?

Gelecek 25 sene içerisinde PC’lerde neler değişecek? İşte cevaplar.

Gelecekte neler olacağını söylemenin en iyi yollarından bir tanesi de geçmişe bakmaktır, denebilir. Ancak bu yöntem, bilgisayarlar için pek de geçerli değil.

Bilgisayarların geleceğinin nasıl olacağını tahmin etmekte kullanılan isabetli yöntemlerden bir tanesi, Moore’s Law‘dan (veya “Moore’un Kanunu”) faydalanmaktır. Bu şekilde gelecekteki makinelerin ne kadar RAM’e, sabit diske sahip olacağı tahmin edilebilir. Tek yapmanız gereken, bilgisayarları kullanma şeklimizi değiştiren gelişmelere bakmak.

PC’ler artık pahalı, zenginlere özel bir eşya değiller. Sadece eğitim ve iş için kullanılmıyorlar ve artık neredeyse hepimiz evimizde bir PC’ye sahibiz. Hayatımızdaki her şeyi PC’lerin bize sundukları etrafında kuruyoruz.

PC’ler 25 sene içinde büyük yol katettiler. Peki gelecekte onları neler bekliyor? Bu günlere nasıl geldik? İşte önümüzdeki 25 sene PC’lere hükmedeceğini düşündüğümüz 10 gelişme.

1. Her şeye her yerden erişebileceğiz

Buluta taşınmaya başladık bile. Gelecekte her şeyin bir merkezden çalışma fikri, 2036 itibariyle tamamen doğal bir hal alacak. Bununla ilgili bazı sorunlar tabiki var; ancak çözülmek üzereler.

Microsoft Office 365 , Google Documents ve benzeri hizmetlere bakarak ne denli bir değişimin içerisinde olduğumuzu görmeniz mümkün.

2. İstediğinizi seyredebileceksiniz

Her şeyin bulutta depolandığı bir dünyada, yerel depolama alanları hala kullanımda olacak. Ancak asıl amaçları en sık kullandığımız dosyalar için bir ön-bellek veya yedekleme olacak.

Bugün tükettiğimiz film ve müzik gibi içerikler, fiziksel medya ile gelmeyecek. Bunun yerine üyelik hizmetleri son yayınlanan içeriklere erişim sağlayacak. Bunun avantajı ise nerede olursanız olun, istediğiniz cihazda istediğiniz içeriği çalabilecek olmanız.

2036’da depolama ve bant genişliği artık sorun olmayacağından minumum 7.680×4.320 çözünürlüğü, bir standart halini alacak.

3. Sıkıntısız güvenlik

Bulut dünyasının cesur geleceği, bugünkü güvenliğe bakış açımızda önemli değişiklikler anlamına geliyor.

Bulut bilişimin hayatımıza tam anlamıyla girebilmesi için, bu tür hizmetlere güvenle ve sorunsuz bir şekilde giriş yapabilmemiz gerekiyor. Bunun için bir standart oluşturulması gerekiyor, ancak şu aşamada geliştiriciler bu konuda bir tartışma içerisindeler ve geleceği görmek pek de kolay değil.

4. Süper güçlü, süper taşınabilir

Tüketiciye yönelik temel PC’ler, ekranın arkasına entegre edilen hepsi-bir-arada taşınabilir sistemlerle sınırlı olacaklar. 25 yıl içinde tüm PC’ler cebimizde taşınabilir bir hal de alabilir – USB çubuğu boyutunda, direkt olarak monitörümüze veya akıllı cebimize bağlanabilen cihazlar gibi.

Daha önce anakartlarla beraber bulunan bileşenlerin zamanla CPU içerisine girdiğini görebiliriz.

5. Şarj etmeyi unutun

Taşınabilir bilgisayarların güç tüketimi düşmeye devam edecek. Pil teknolojisindeki farklı maddelerle gerçekleşen gelişmeler ve güneş enerjisi teknolojileri sayesinde cihazlarımızı kullanırken kendilerinden şarj olabilecekler.

6. Her şeyi ekrana dönüştürün

Bugünkü cihazlarımızın ekranları, onların boyutunu belirliyor. Bu laptop’lardan, tabletlere, ceplerden hepsi-bir-arada PC’lere her şey için geçerli.

Son jenerasyon tabletler, mini HDMI bağlantısı yoluyla bir TV veya projektöre bağlanabiliyor. Gelecekte ise daha gelişmiş bir projeksiyon şekli, yeni olanaklar ortaya çıkarabilir.

Bir kart destesi boyutunda projektörler bugün de mevcut. Gelecekteki ürünlerin ise daha parlak lambalara ve daha düşük bir pil tüketimine sahip olmasını bekliyoruz.

Bu arada, dijital tahta teknolojisi de gelecekte bir standart halini alacak. Bu sayede görüntüdeki herhangi bir şey ile etkileşimde bulunabileceksiniz.

7. PC’lerle doğal bir etkileşim

Google’ın mobil cihazlarındaki sesli arama özelliği, ses algılamanın eğitim olmaksızın da gerçekleştirilebildiğinin bir ispatı. Ancak ses tanıma, sunucularda gerçekleştiriliyor ve bu işlem için büyük bir işlem gücü gerekiyor.

CPU’ların 25 yıl içinde önemli ölçüde gelişim göstereceğini düşündüğümüzde bu sorun ortadan kalkacaktır.

Microsoft’un Kinect teknolojisi, gelecekte konuşma ile jestleri bir araya getirerek ilginç bir birleşim ortaya çıkarabilir.

8. Pixar’dan daha iyi grafikler

AMD ve Nvidia arasında süren verimlilik savaşının 25 sene içerisinde sinema ile 3D oyunlar ve masaüstü arayüzler arasındaki çizgiyi bulanıklaştırması ve hatta tamamen kaldırması beklenebilir.

9. Yolda oyun oynamak

Oyun bilgisayarlarının 25 sene daha yara almadan hayatını sürdüreceğini düşünmek zor. OnLive ve Gaikai gibi akış oyun hizmetleri, şimdiden masaüstü PC’leri tehdit etmeye başladılar bile.

2036‘da bu teknolojilerin sahip olduğu problemler çözülmüş olacak ve son teknolojiye sahip oyunlar, herhangi bir donanımda oynanabilecek. Bunun anlamı, bir oyuna işte öğle yemeğinde başlayıp, trende devam edip, evinizde televizyonunuzda bitirebileceğiniz olabilir.

Çok oyunculu oyunlarda gecikme önemli bir sorun olduğundan, buna özel ayrı ve çok düşük gecikmeli bir internet kanalı meydana getirilebilir.

10. Her yerde tanınacaksınız

İnternette dolaşırken, önceki etkinliğimize göre reklamlara maruz kalıyoruz. Bunun gerçek hayata da uygulanması, çok da uçuk bir fikir olmayabilir.

Beş sene önce Tokyo’da RFID etiketleriyle gerçekleştirilen testte kullanıcı merkezli bir reklam ortamı oluşturulmuştu. Testte kullanıcının cep telefonuna, yanından geçtiği marketlere göre promosyonlar gönderiliyordu.

RFID etiketleri bir yüz tanıma sistemi ile değiştiğinde, sistem isteğe bağlı olmaktan çıkacaktır. Sadece size ve ne yaptığınıza yönelik reklamlar sizi yorabilir, ancak en azından sizi ilgilendirmeyen reklamlarla karşılaşmayacaksınız.

Alıntı : chip.com.tr

Yorum Yap

Yazar Hakkında

Emre Aydın, Üniversite öncesi tüm öğrenimini İstanbul’da, üniversite öğrenimini ise Kocaeli'nde tamamladı. İşletme Yüksek Lisansını (MBA) Işık Üniversitesinde gerçekleştirmiştir. Üniversite sonrası Metis, Microsoft Türkiye, BilgeAdam gibi bilişim sektörünün farklı firmalarında Çözüm Danışmanı, Birim Müdür Yardımcı ve Birim Müdürü olarak görev almıştır. Son olarak Comparex Türkiye'de Birim Müdürü olarak çalışmış ve sonrasında tekrar Microsoft Türkiye çatısı altında Office 365'ten sorumlu teknik çalışan olmuştur. Uzmanlık alanı olan Microsoft Exchange Server, Office 365, Microsoft EMS, Windows Server ve Microsoft Azure konularında birçok kişi ve firmaya teknik eğitim vermiştir. Özellikle  Türkiye’nin önde gelen firmalarında Mesajlaşma Teknolojileri üzerine başarılı projelere imza atmıştır. Türkiye'nin en büyük ve uzun soluklu bilişim portali olan MSHOWTO’yu 2005 yılında kurmuş, portalin isim ve fikir babası olmuştur. Halen MSHOWTO’da yönetici olarak portalın birçok kişiye ulaşmasında önemli bir görev üstlenmektedir. Microsoft Office 365 alanında MVP olan Emre Aydın, Türkiye’de 11 kez üst üste MVP seçilebilme başarısı gösteren iki MVP’den birisidir. Birçok üniversite, etkinlik ve lansmanda konuşmacı, moderatör olarak yer almıştır. Sahip olduğu bazı sertifikalar: MVP | Office 365 | Since 2006 MCT | Since 2005 MCSD | Azure Solutions Architect MCSE | Private Cloud, Messaging, Communication, Server Infrastructure, Productivity, Platform MCSA | Office 365, Server 2012, Server 2016, Cloud Platform MCTS | Developing Azure Solutions, Implementing Azure Infrastructure, Architecting Microsoft Azure Solutions, SAM P-Seller Intelligent Cloud | EMS Amazon | AWS Certified Solutions Architect - Associate

Yorum Yap